Cismi küçük ama vizyonu büyük köy

Tarih boyunca Küçükköy’ün ismi bu değilmiş elbet. Geçmişte bilinen adı ‘Yeniçarohori’ymiş. Rivayete göre Osmanlı İmparatorluğu Midilli Adası’nı aldığında Fatih Sultan Mehmet kontrol sağlayabilmek için bölgeye yeniçerileri yerleştirmiş. Köyün tarihte bilinen ilk adı Yeniçarohori de o dönem bölgede yaşayan Rumların yeniçerilerden yola çıkarak verdiği isimmiş. Balkan Harbi, 1. Dünya Savaşı ve nüfus mübadeleleri sonucu köye Boşnaklar yerleşmiş. Günümüzde Küçükköy’ün kültürel kimliğinde Boşnak kültürü büyük önem taşıyor. Elbette köyü özel kılan başka birçok özgün değer de var.

Küçükköy, Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, İzmir-İstanbul yolunun neredeyse hemen kenarına kurulmuş. Hepimizin sevimli bulduğu taş evlerden oluşan geleneksel Ege kasabası dokusu, Güney Avrupa sanat köyü konsepti ve Boşnak kültürüne aitgastronomisi köyün öne çıkan diğer zenginlikleri arasında.

Ülkemizin Ege ve Akdeniz kıyılarında, Yunanistan adalarında, Avrupa’nın ve Kuzey Afrika’nın Akdeniz’e bakan birçok bölgesinde Ege-Akdeniz tipi, taş mimari unsurların önde olduğu şirin köylere rastlıyoruz. Ancak geçmişten gelen değerini geleceğe aktarmaya ve örnek olmaya çalışan, cismi küçük ama vizyonu büyük çok fazla örnek göremiyoruz. Küçükköy sahip olduğu birçok değerin yanında sürdürülebilir, dirençli ve yeşil bir turizm destinasyonu olma iddiasını taşıyor. Yaşadığımız deprem felaketi, Küçükköy’ü ve onun gibi dünyaya örnek olmaya çalışan bölgeleri çok daha özel kılıyor.

Köyün bu vizyonunda yıllar önce bölgeye yerleşen entelektüellerin, sanatçıların ve elbette yerel halkın payı büyük. Öte yandan onları destekleyen kurumlar ve markalar da var. UNDP, EnerjiSA işbirlikleri ve Sabancı Üniversitesi’nin Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi bunlardan bazıları. Hepsinin hedefi sürdürülebilir enerjiyi odağına alan, yeşil bir turizm destinasyon modeli oluşturmak. Yani köyde heyecan dorukta. İlk olmak büyük sorumluluk. Küresel ölçekte yaşadığımız enerji krizleri ve yıkıcı depremler gibi doğal afetlerle bunun değerini daha iyi anladığımız günlerden geçiyoruz. Sürdürülebilir dirençli kentler ve destinasyonlar geleceğin yaşam alanlarının nasıl kurulması gerektiği konusunda örnek olacak.

Küçükköy’ün geleceğe dair umut veren vizyonu, sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerle yan yana geldiğinde gerçek anlamını kazanıyor. Bunları 6 başlıkta toplayabiliriz:

Boşnak kültürü

Köyün halihazırda taşıdığı kültürel mozaiğe özgün bir değer daha ekleyenler, 1900’lü yıllarda bölgeye göçen Boşnaklar olmuş. Restoranların menülerinden tabelalardaki isimlere kadar izlerini görebiliyorsunuz. Yemekler, müzik, kutlamalarda kullanılan geleneksel kıyafetler ve Balkan ülkelerinin hıdrellezi olarak nitelendirilen Geleneksel Boşnak Teferiç Şenlikleri bunlardan bazıları. Boşnak mutfağına ait ‘soka’yı, Boşnak böreğini ve mantısını (ribitsa), trileçeyi ve kuru eti (suho meso) mutlaka deneyin.

Sanat köyü

Küçükköy’ün özgün değerlerinin ve özellikle taş mimari yapısının korunabilmesi, büyük oranda sanatçıların çabasıyla olmuş. 2010 yılı sonrasında bir grup sanatçının köye taşınmasıyla bugün köyde 20’den fazla sanat galerisi ve atölyesi var. Bu özelliğiyle ülkemizde çok fazla örneği olmayan sanat köyü konseptini taşıyor. Sokaklarında yürürken heykel, edebiyat ve resim gibi çok sayıda sanat türünün örneklerine rastlamak mümkün.

Geleneksel taş mimari

Ege Denizi çevresinde, özellikle Yunanistan ve Türkiye’nin ada ve kıyılarında temsil edilen Ege tipi geleneksel taş mimari, Küçükköy’e hem kültürel hem de turizm açısından değer kazandıran en önemli unsurlardan biri. Köy merkezindeki camiyi mutlaka görün. Ayrıca Ege köylerine özgü çeşmelerden günümüze kadar gelebilenleri ara sokaklarda keşfedebilirsiniz.

Agro-kültürel değerler

Küçükköy çok şanslı bir lokasyonda. Bu durumun en önemli katkısı da agro-kültürel zenginlik olmuş. Öyle ki coğrafi işaretli Ayvalık zeytini bir tarafta, Bergama Kozak Yaylası’yla özdeşlemiş çamfıstığı diğer tarafta. Bir de Boşnak kültürüne ait süt ve et kültürüne bağlı mandıra ve yetiştiricilik de devreye girince köy birdenbire tarımsal bir çeşitlilik alanına dönüşüyor.

Dünya mirası

Küçükköy’ün sağı solu hep kültürel miras. Hemen sınırındaki Bergama UNESCO Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı ve İda Madra Jeoparkı köye büyük bir değer katıyor. Sadece bunlarla da sınırlı değil. UNESCO sürecinde olan ve 2013 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki ‘Ceneviz Ticaret Yolu’nda Akdeniz’den Karadeniz’e kadar Kale ve Surlu Yerleşimler’e giren Foça ve Çandarlı kaleleri Küçükköy’ün yakın çevresindeki değerler arasında.

Doğal güzellikler

Ayvalık adaları tüm dünya için eşsiz olduğu kadar Küçükköy için de önemli. Köydeki yönlendirme levhalarıyla rahatlıkla ulaşabileceğiniz manzara alanlarından adaları izleyebilirsiniz. Şeytan Sofrası, Sarımsaklı Plajı, Badavut Tabiat Parkı içindeki küçük tuz gölü ve Küçükköy’deki geçici sulak alan görülmesi gereken yerlerden. Hemen köyün sınırındaki Ayvalık’ın Tuzla bölgesi ve Sarımsaklı sulak alanında yıl boyunca çok sayıda kuş türüne rastlamanız mümkün.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir